7 Ocak 2012

"mutsuzluk oyunu"

Hani sebepsiz mutsuz olduğun anlar vardır, ya. Hani her şey yolunda olsa bile sana yetmeyip kendini hüzne savurduğun anlar...
Elim ne zaman kağıda, kaleme gitse içimdeki mutsuzluğu yazmak istiyorum. Sayfalar dolusu ağlamak.
Dünyanın en mutlusu benim dediğim anlarda bile içimdeki o mutsuzluğun çıkıp "kendini kandırma, ben buradayım" demesinden korkuyorum.
Bıçak gibi bir şey. Keskin ve güçlü.
Evet mutsuzluk bir kere yapıştı mı bırakmıyor, insanın yakasını.
 Oysa ben tüm kahkahalarımı ona inat savuruyorum.
O ise bana ilham veren ne varsa, ruhumdan söküp alacak gibi. Kahkahalar bile yetmiyor.
 Bir el gelse, tutsa, alsa içimden bu duyguyu. Sonra ben varım, dese.
Yine cesaret edebilir mi böylesine güçlü olmaya?

2 yorum:

The Black Cat dedi ki...

Mutsuzluk korkaktır. Biraz üstüne gitsen kaçar... Kahkahalarını atmaya devam! Asla vazgeçmez ama biraz olsun rahat bırakır :)

düşlem dedi ki...

Denemekten ne çıkar :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...