20 Eylül 2012

okumak

Şimdi, ben bir çılgınlık yapsam. 
Çıksam pencereye avazım çıktığı kadar bağırsam mesela. 
Yok yok! Çok ciddiyim. "Aa yeter canım!" deyip biraz da 
ben canına okusam başkalarının. 
Hatta hazır pencereye çıkmışken
Nazım'dan bir dörtlük okusam, desem ki
"yani öylesine ciddiye alacaksın ki yaşamayı,
yetmişinde bile, mesela zeytin dikeceksin.
hem de öyle çocuklara falan kalır diye değil, 
 ölmekten korktuğun halde ölüme inanmadığın için! 
yaşamak, yani ağır bastığından..."
Böyle bir şey, "okumak "desem. Okumak, yeni diyarlara yol almak.. Kimse seni anlamadığında bile kitaplarınla konuşmaktır. Sonra bulut olmaktır, bir martının kanadına dokunmak. Gökyüzüne karışmaktır. Yağmur damlası olup sevdiklerinin üzerine yağmak. Hissetmektir, acıyı da sevgiyi de hüznü de mutluluğu da. Hepsini kitaplarda bulmaktır. Okumak, hayattır. Yaşamak, nefes almak. Tam 'vazgeçtim' dediğinde kitap kokusuyla burnunu doldurmaktır. Hayaller kurmak, bir romanın kahramanı olmak, onunla uyuyup onunla uyanmaktır.  
Okumak sana, sen olduğunu gösteren hayatı hayatın içinde öğreten yegâne şeydir.

6 yorum:

luna-lunarita dedi ki...

okumak eylemi dile gelse, ancak böyle güzel resmedebilirmiş kendini...

camı açıp, benim de bağırasım geliyor sevgili düşlem... hadi! 1,2,3.

sevgiler,
luna.

düşlem dedi ki...

Kesinlikle benim de çok sevdiğim bir fotoğraf. O kızın yerine geçmek istiyorum! O zaman hep birlikte bağıralım..
Sevgiler, Luna :)

nil dedi ki...

ne güzel anlatmışsın... okuduğumuz kitaplar kadar zenginleşiyoruz, ötesi var mı?...

düşlem dedi ki...

Ötesi yine kitaplar, sonsuzluk gibi. Kapıldın mı çıkmak istemezsin :)

cem dedi ki...

okumak fark etmeni sağlar da bu mutlu olmak adına iyi midir kötü mü bilmiyorum.

düşlem dedi ki...

En azından o an içinde olduğun durumdan iyi olabilir, çoğu zaman..

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...