14 Ocak 2013

yirmi birinci asır

Sessizlik, dedim. Sessizlik benim tek sığınağım.
Oysa bir bakışımla da dokunurdum, kelimelere.
Ya da yüzlercesini daha savururdum. Savurdum da.
Öyle umarsız ki insanoğlu ve bir o kadar hoyrat.
Ben eskiden güvenirdim, inanırdım hatta severdim.
Şimdi binlerce yüzün arasından hangisini aralayacağımı kestiremiyorum!
O perdelerin ardında yatan gerçekleri görmek, bilmek istemiyorum.
Kelimelerimi yok pahasına ziyan etmek istemiyorum.
Cahillik eskidenmiş sanırdım...
Dört bir yanımızı, dünyaya sağır, dünyaya kör ve dilsiz insanlar kaplamış.
Biz yalnızca caddede yürürken en fazla çarpıştığımız bu insanların
 varlığının ne kadar çok olduğunu görememişiz.
Her yanımızı çok şeyler bildiğini zanneden cahiller sarmış, meğer!
En büyük kötülüğü her zaman insan, insana yapmamış mı?
Hala iyiler, kaybediyor bu hayatta.
Yirmi birinci asırda olmak, sadece bir deyiş..

5 yorum:

barlasb dedi ki...

zaten şu an malesef iyi olan çok nadir insanlardanız veya kendimizi öyle görüyoruz ama malesef, nadir olan normalde değerli olacağına bu iyiliği genellik bir sömürü aracı olarak kullanıyor insanlar.. zor ve acımasız bir dünya burası kimse düşünmüyor kimse aldırmıyor..

Gülnihâl-Ayrı değil birleşik dedi ki...

Öyle doğru ki iyi insanlar hep kayıp ediyor..

nil dedi ki...

"kan var bütün kelimelerin altında "der cemal süreya, ne çok geliyor bu söz aklıma dinlerken bazılarını..

deeptone dedi ki...

çok güzel.
şöyle diyim.
düşüncelerimi aynen sölemişsin.
böle tıpatıp bu sözlerle yazabilirdim yaw valla.
:)
amaaaa hep umut ve hayal edelim.
:)

düşlem dedi ki...

barlasb, ve dünya gitgide çekilmez bir yer haline geliyor..
gülnihâl, insanlar neleri kaybettiğini düşünmüyor bile :/
nil, Cemal Süreya ne dese tam yerine denk geliyor..
deeprtone, umut edelim tabii ama gerçekler hep aynı :/

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...