17 Şubat 2015

bıçak sırtı

Ah! Kimbilir kaçıncı yara izi, kaçıncı aldanış..
Kaç yenilgiden sonra mağlup oluruz? Kaç aşk eskir, kaç kez yeniden başlar insan..
Sevince tüm o uçurumlara gözü bağlı yürüyorsun. 
Sevdikçe dünya duruyor da sen yere göğe sığamıyorsun.
"Ömrümce sevmeyi anlatsam, ömrümce sevsem.." Sevmekten başka bir yön bilmedi, kalbim.
Şimdi aşktan böylesi yanınca ellerim, dokunamıyor hiçbir anıya..
Ne diyor şair, "unutmak değil belki hatırlamamak mümkün.."
Sahi mümkün mü, körü körüne inanmak... Yeniden.. 
Sevmeyi bunca severken adı yeniden ile başlayan hiçbir cümleyi sevemedim. 
Tüm o kalabalık, çıkmaz sokaklar ve bir sabah denizine sığındığım o sahil, bana sessizliği anlatır. Sessizlikte kaybolan yüzümü.. Sonra düşe kalka yürüdüğüm o yol.
Kalbim acıyor demenin binbir türlü şekli var. Bazen en korunaklı yol, sessizliğe sığınmaktır. 
İçine akan gözyaşların, sana güçlü gözlerle bakan insanlar var. Kalbinin yangınını senden başkası söndüremiyor. Ama yine de diye başlayan hiçbir söz mutlu etmiyor.. 
Ve bir sabah "bugün dünya benim için durdu" dediğin zaman başlıyorsun gülümsemeye. 
Nereden mi biliyorum.. 
Şimdi gözlerimden düşüyorsa aşkın, sol yanım boş kalıyorsa ve acısı vuruyorsa hala için için, vazgeçmeli. Çünkü ayrılık da sevdaya dahil..
 
♫♫♫

2 yorum:

Luna Lunarita dedi ki...

düşlem,

profilinden dikkatimi çekti.

bahçelievlerdeymişsin. ben de. belki bir kahvelik sohbetimiz vardı saklı gelecekte?

ulaşalım mı dersin birbirimize?

sevgiyle,
luna.

düşlem dedi ki...

Ah Luna, nasıl mutlu olurum. Mail attım bile :)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...